Tarih: 14.01.2026 17:29

DEÜ’lü profesörden uyarı: Nem ve küf sağlığı tehdit ediyor

Facebook Twitter Linked-in

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, iklim değişikliği ile birlikte artan yağış ve nemin, evlerde rutubet ve küf oluşumunu yaygınlaştırdığını belirterek, İzmir gibi sahil kentlerinde bu durumun daha yüksek görülebileceğine dikkat çekti.

İZMİR (İGFA) - İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha belirgin hale gelirken; aşırı yağışlar, seller ve fırtınalardaki artış konutlarda nem, rutubet, su hasarı ve küf oluşumunu yaygınlaştırıyor.

Son zamanlarda ülke genelinde artan yağışlar nedeniyle pek çok konutta rutubet ve küf oluşumunun görüldüğüne dikkat çeken Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, bu durumun yol açabileceği hastalıklar ve ev ortamında alınması gereken önlemler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

"ASTIM VE ALERJİK HASTALIK RİSKİ ÇOCUKLUKTAN İTİBAREN ARTIYOR"

Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, çevresel faktörler nedeniyle ortaya çıkan nem, rutubet ve küfün halk sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğine dikkat çekerek, "Araştırmalar, evlerdeki nem ve küfün birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Nemli ve küflü ortamlarda yaşayan kişilerde astımın ortaya çıkma ve alevlenme riski artmakta; hırıltı, nefes darlığı ve öksürük gibi solunum şikâyetleri daha sık görülmektedir. Ayrıca burun tıkanıklığı, alerjik rinit ve sinüzit benzeri yakınmalar ile solunum yolu enfeksiyonları ve zatürre riski de artmaktadır. Ciltte egzama ve benzeri sorunlar, baş ağrısı, halsizlik ve genel rahatsızlık hissi bu ortamlarda daha yaygındır. Yetişkinlerde nemli ve küflü evlerde yaşamanın depresyon, kaygı ve duygusal sorunlarla da ilişkili olduğu bilinmektedir," dedi.

NEMLİ ORTAMLAR; ÇOCUKLARDA FİZİKİ, YETİŞKİNLERDE İSE RUHSAL HASTALIKLARA YOL AÇIYOR

Bu ortamlarda ayrıca burun tıkanıklığı, alerjik rinit, sinüzit benzeri yakınmalar, solunum yolu enfeksiyonları ve zatürre riskinin de yükseldiğini belirten Alpaydın; ciltte egzama, baş ağrısı, halsizlik ve genel rahatsızlık hissinin daha yaygın görüldüğünü, yetişkinlerde ise nemli ve küflü evlerde yaşamanın depresyon, kaygı ve duygusal sorunlarla ilişkili olduğunun bilindiğini söyledi.

"EN ÖNEMLİ BELİRTİSİ, NEFES DARLIĞI VE GÖĞÜSTE SIKIŞMA HİSSİ"

Evde rutubet veya küf belirtilerinin muhakkak ciddiye alınması gerektiğine dikkat çeken Alpaydın; uzun süren ya da sık tekrarlayan hırıltı, özellikle geceleri artan öksürük, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissinin önemli uyarı işaretleri olduğunu vurguladı.

Sık sinüzit ve nezle atakları, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile boğazda ve gözlerde yanma hissinin de rutubetli ortamlarda daha sık görüldüğünü belirten Alpaydın, çocuklarda tekrarlayan bronşit, zatürre ya da sık üst solunum yolu enfeksiyonlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

"ÇOCUKLUKTA MARUZİYETİN ETKİSİ YILLARCA SÜRÜYOR"

Araştırmaların, bebeklik ve erken çocukluk döneminde küf ve neme maruz kalmanın etkilerinin uzun yıllar sürebildiğini gösterdiğini belirten Alpaydın, "Araştırmalar, rutubetli ve küflü evlerde büyüyen çocuklarda kalıcı astım ve tekrarlayan hırıltı, alerjik nezle ve egzama görülme sıklığının daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca nemli ve küflü ortamlarda büyüyen çocukların ilerleyen yıllarda daha sık hastaneye yatmak zorunda kaldığı ve erişkin dönemde solunumla ilişkili sağlık sorunlarının daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir," dedi.

EVLERDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER NELERDİR?

Çalışmaların doğrudan "ideal bir nem değeri" ortaya koymasa da, nem ve küfü azaltmaya yönelik uygulamaların belirtilerini anlamlı ölçüde azalttığını belirten Alpaydın, ev ortamında alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

İç ortamda bağıl nemin yüzde 40–60 arasında tutulmasıYeterli ve dengeli ısıtmanın sağlanmasıPencerelerde sürekli buğulanmanın nem sorununun göstergesi olarak dikkate alınmasıÖzellikle banyo ve mutfaklarda düzenli havalandırma yapılmasıAspiratör ve mekanik fanların kullanılmasıÇatı ve tesisat kaynaklı su kaçaklarının gecikmeden onarılmasıIslanan alanların ilk 24–48 saat içinde tamamen kurutulması

"HER OLUMSUZ BELİRTİ, SAĞLIK RİSKİ TAŞIR!"

Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın; görünür küf, küf kokusu, su lekesi, pencere buğulanması, duvarların rutubetlenmesi, nemli yatak ya da battaniye gibi her belirtinin potansiyel bir sağlık riskiyle bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, "Rutubet ve küf kaynakları erken dönemde giderilmeli, ısıtma ve havalandırma koşulları iyileştirilmeli, belirtilerin görülmesi halinde muhakkak sağlık kurumuna başvurulmalı," dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —